Atatürk’ü Bir de Benden Dinleyin!

Atatürk’ü Bir de Benden Dinleyin!

Ben, henüz 13 yaşında bir gencim… Adım Ülkü, tıpkı Ata’nın kızı gibi…
Henüz hayatın başındayım belki… Ama yüreğimde taşıdığım duygular, yaşımdan çok daha
büyük… Her gün okuduklarımla, gördüklerimle ve bana bırakılan mirasla, anlıyorum ki, bu
toprakların üzerinde dimdik durabilmemin bir kaynağı var: Mustafa Kemal Atatürk.
Onu kitaplardan öğrendim, okul sıralarında dinledim, resimlerde gördüm… Ama en çok da
kalbimde hissettim. Çünkü o bizlerin sadece kahramanı değil, nefesimiz, yolumuz ve
umutlarımızın da adı.
Benim yaşlarımdayken, Atatürk de hayaller kuruyordu. O da oyunlar oynuyor, Annesinin
sıcak sevgisini, babasının erken kaybının hüznünü, yoklukların acısını taşıyordu. İşte o küçük
çocuk, bir milleti ayağa kaldıracak koskoca bir lider oluyordu. Ben, onu düşününce
utanıyorum; çünkü biz bazen küçücük engelleri bahane ederken, o imkânsızlıkların içinde
hayallerini büyütüyordu.

Buradan, siz büyüklere soruyorum:
– Siz hiç yokluk içinde, okuma sevdasıyla yanıp tutuşan bir çocuğun kararlılığını anladınız
mı?
– Siz hiç cephede aç, susuz ama milletini kurtarma azmiyle savaşan, bir gencin cesaretini
düşündünüz mü?
İşte Atatürk bütün bunları yaşadı ve başardı.

Onun gençliği, yalnızca kitaplara gömülmek değil; aynı zamanda memleketin hürriyetine
kafa yormaktı. Arkadaşlarıyla saatlerce ülke meselelerini tartışmak, vatan için kafa yormak…
İşte o yüzden, ben bugün omuzlarımda büyük bir sorumluluk hissediyorum. Çünkü
biliyorum ki, Atatürk, “Bütün ümidim gençliktedir” dediğinde, bizlere inanmıştı.
Onun liderliği, sadece üniforma giymek değildi; milletin umudunu sırtına yüklemekti. Bir
subay olarak cepheden cepheye koştu, kimi zaman aç kaldı, kimi zaman uykusuz… Ama asla
umutsuz olmadı. Çünkü o, umudu milletinden, cesareti damarlarındaki asil kandan aldı.
Bugün, ben bir Türk genci olarak, en derinden hissediyorum ki, o kan benim de
damarlarımda akıyor.
Sakarya’da, Dumlupınar’da, Afyon’da… Cepheden cepheye bir milletin kaderini değiştiren
başkomutanın adıydı o. Yalnızca düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendi.
Ve sonra… Yokluklar içinden bir millet inşa etti. Savaş meydanlarının küllerinden yepyeni
bir devlet doğurdu. Cumhuriyet dedi, özgürlük dedi, eşitlik dedi. Kadınlara değer verdi,
çocuklara bayram armağan etti. Bu yüzden ben her 23 Nisan’da, her 19 Mayıs’ta, her 30
Ağustos’ta, her 29 Ekim’de, Atatürk’ün gözlerinin içine bakar gibi bakıyorum dalgalanan al
bayrağa.
Sonra, ne yazık bazen siz büyükleri görüyorum, onun yolundan sapıyor, bize bırakılan
emaneti gerektiği gibi korumuyorsunuz. Cesaretlerinizi yitirmiş, umutlarınızı tüketmiş,
zulmün karşısında sinmiş, doğruları söylemeye korkar olmuşsunuz… İşte o zaman içimden
haykırmak geliyor:

Sayfa 2 / 2
“Biz gençler buradayız! Siz emanete sahip çıkamasanız da biz çıkacağız! Çünkü
Atatürk’ün dediği gibi; “Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa
etmektir.”
Ben Atatürk’e özlem duyuyorum… Ama bu özlem beni hüzne boğmuyor. Tam aksine bana
güç veriyor, ayağa kaldırıyor, umut oluyor. Çünkü o, bize sadece bir geçmiş değil, bir gelecek
bıraktı. O’nun gösterdiği yolda yürümek, en büyük şerefimizdir.
Ben henüz 13 yaşında bir gencim… Adım Ülkü, tıpkı Ata’nın kızı gibi…
Yaşım küçük belki ama cesaretim büyük, idealim büyük, hayalim büyük. Atatürk gibi
sevmeyi, onun gibi inanmayı, onun gibi mücadele etmeyi öğreneceğim. Çünkü
Atatürk’ü anlamak, yalnızca geçmişi bilmek değil, geleceğe yön vermektir.

İşte Atatürk’ü bir de benden dinleyin…
O benim için bir kahraman değil sadece;
O, çocukluğumun masalı, gençliğimin ilhamı, geleceğimin yol haritası.
Ve ben, onun evladı, Türk genci olmaktan gurur duyuyorum.
Bugün ona duyduğum özlem, yarın için umut oluyor.
Bugün ondan aldığım cesaret, yarın için yol gösteriyor.
İşte ben buradayım ve tüm gücümle haykırıyorum: Atatürk ölmedi, biz gençlerin
yüreğinde ve ideallerinde yaşıyor!

Ey Ulu Önderim, emanetin emin ellerde, bayrağın hiç düşmeyecek!
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar